Ne memnu, ne meşru

bazen öyle huzursuzum ki,
sanki azrail
kendime en uzak olduğum bir yerde
yapacak yığınla işim varken
ite kaka canımı alıyor.

bazen de öyle huzurluyum ki,
sanki aşık olduğum kadın
kendime en yakın olduğum bir yerde
gözümün içine baka baka
çocuğumu emziriyor.

Dağbaşı lambası

o kadar gereksizim ki,
kurtlar kuşlar bile benden uzakta barınmayı,
üremeyi seçiyor
onları açık ederim diye.

sabaha kadar ışık saçsamda
kimse bana bakıp "belediyemiz çalışıyor" demiyor.

o kadar değersizim ki,
aydınlattığımı sanarken karartıyorum
biçare hayvanları.

inanın ölsem kimse haberdar olmaz,
kurtlar kuşlar şikayet etmezse,
belediyeye.

insanlar zaten tanımaz beni.
geçen bir amca geçiyordu yamacımdan,
-ben uyuyordum henüz mesaim başlamamıştı-
bana yaslanıp dinlendi biraz.
bir de bir torba astı kollarıma.
bırakıp gitti.
inşallah unutmamıştır.
kurtun biri sormadan aldı kollarımdan,

bir daha görmedim o amcayı.
belki de sadece ona faydam dokunmuştu
bir kaç dakikalığına.
ona da içinde ne olduğunu bilmediğim
bir torba borçladım.
emanete sahip çıkamadım.

şikayet etse de
tayin etseler beni,
kurtulsam şu dağbaşından.

Bektutiye

rahatsız olursan söyle,
söndürürüm şu şanlı, gazi, kahraman Maraş'ı
söndürür saklarım sonrasıya.

özledimmi yari, canı
yakmayı veririm,
senin kollarında

bir ben olamadım gitti sana

tesadüfler ölüdür alınma ama,
tesadüfen geçiyorum sokaklarından,
ince belli bir kız selamlıyor acelemi,
duraksıyorum ardından.

bakkal kazım abi sanıyor,
kadın düşkünüyüm,
ihtimal vermiyor bektutiyeme
hayran hayran selam duram.

tesadüfler zayıftır alınma ama,
tesadüfen bakıyorum hayvanlarına.
biri diğerine kur yapıyor,
ben seviniveriyorum seslerine,
sanki beni kurtarıyor,
yalnızlıktan.
her ne geliyorsa başıma,
hani şu kuşun ötüşüne dikkat kesiliyorum,
hani ağaçların sofrasına misafirim ya,
işte ne kabahatim varsa bundan
her kurşunumun tetiği bunlar.

tesadüfler çirkindir alınma ama,
tesadüfen seninleydim yıllarca
kâh sınavım oldu koştum okula,
kâh sınavdan çıktım düştüm yola
ya eve vardım, ya evsizliğime

bir kez olsun yolum düşmeden başkasına,
bir kez olsun ulaşmak istemedim,
hep başkasına gidip,
yolüstü uğruyordum yanaklarına, sana.